Çocuğunuzu akran zorbalığına karşı güçlendirmenin yolu, ona vurmayı öğretmekten geçmiyor. Önce kendine güvenmesini, sesini yükseltmesini, hayır demesini ve gerektiğinde oradan uzaklaşmasını öğrenmesi gerekiyor. Bir yandan da yaşadıklarını size veya öğretmenine anlatmaktan çekinmemeli. Ben derslerimde bu üçünü, özgüven, sınır koyma ve yardım isteme, birlikte işliyorum. Buna Muhafız Zihniyeti diyorum.
Zorbalık karşısında ilk hissettiğimiz şey çaresizlik
Bir ebeveyn bana çocuğum okulda dışlanıyor, ne yapacağımı bilmiyorum dediğinde, ilk duyduğu şeyin çaresizlik olduğunu görüyorum. Bu çok normal bir tepki. Çünkü çocuğunuzu koruma isteğiyle elinizin altında somut bir çözüm olmaması arasında sıkışıp kalıyorsunuz.
Antalya'da çocuklara öz savunma dersi verirken fark ettiğim şey şu oldu. Aileler genelde beni fiziksel teknik öğretecek biri olarak arıyor. Ama asıl ihtiyaç, çocuğun kendine güvenmesi, sınırlarını koyabilmesi ve gerektiğinde yardım isteyebilmesi. Bu üçünü bir araya getirdiğim yaklaşıma Muhafız Zihniyeti diyorum.
Muhafız Zihniyeti nedir
Muhafız Zihniyeti, bir çocuğun kendini tehdit karşısında güçsüz hissetmemesini sağlayan bir bakış açısı. Amacı çocuğu saldırgan yapmak değil. Tam tersine, onun bedenini ve duygularını tanımasını, tehlikeyi fark etmesini ve doğru anda doğru tepkiyi vermesini kolaylaştırmak.
Bu zihniyeti daha ayrıntılı anlatan Muhafız kitabını da bu amaçla yazdım. Kitapta işlediğim konuları derslerimde de aynı sırayla ilerletiyorum, önce farkındalık, sonra özgüven, sonra sınır koyma, en son fiziksel teknik.
Önce farkındalık gelir
Muhafız Zihniyetinin ilk adımı farkındalık. Çocuğun çevresinde olup biteni fark etmesi, kimin ona zarar vermeye çalıştığını, ortamın güvenli olup olmadığını anlaması demek bu. Bir çocuk etrafını okuyabildiğinde, tehlikeli bir durumdan çok daha erken uzaklaşabiliyor.
Bunu oyunlar ve basit sorularla çalışıyoruz. Şu anda kendini nasıl hissediyorsun, bu ortamda rahat mısın gibi sorular, çocuğun kendi hislerine güvenmesini sağlıyor. Çünkü çoğu zaman vücudumuz bir şeylerin yanlış gittiğini bize söyler önce.
Özgüven sesini duyurabilmektir
Zorbalığa uğrayan çocukların çoğu, olan biteni anlatmaktan çekiniyor. Bunun bir nedeni utanç, bir nedeni de benim sözüm bir şey değiştirmez hissi. Özgüven dediğim şey aslında burada devreye giriyor.
Derslerimde çocuklara sesini kullanmayı, göz teması kurmayı, dik durmayı öğretiyorum. Küçük gibi görünen bu davranışlar, karşı taraf için bu çocuk kolay hedef değil mesajını veriyor. Ayrıca çocuğun kendi içinde de ben buna izin vermem duygusunu güçlendiriyor.
Sınır koymayı öğretmek
Sınır koymak, hayır demeyi, rahatsız olduğunu belirtmeyi ve gerektiğinde oradan uzaklaşmayı kapsıyor. Bunu öğretirken çocuğa kavga et demiyorum. Aksine, çatışmadan uzak durmanın da bir güç olduğunu anlatıyorum.
Bir çocuk beni rahatsız ediyorsun, bunu yapmanı istemiyorum diyebiliyorsa, zaten önemli bir adım atmış oluyor. Bu cümleyi kurabilmek kadar, gerekirse oradan yürüyüp gitmeyi de bir başarı olarak görmesi lazım. Kaçmak zayıflık değil, akıllıca bir tercih.
Evde bu cümleleri birlikte prova etmek işe yarıyor. Basit bir oyun havasında biri sana böyle bir şey söylerse ne dersin diye sorabilir, çocuğunuzla birlikte cevaplar üretebilirsiniz. Prova ettiği bir cümleyi gerçek hayatta söylemek çok daha kolay geliyor.
Yardım istemek güçsüzlük değildir
Bazı çocuklar, öğretmenine veya ailesine anlatmayı ispiyonlamak gibi algılıyor. Bu algıyı değiştirmek, belki de en önemli parçalardan biri. Çocuğa, büyüklerden yardım istemenin cesaret gerektirdiğini ve utanılacak bir şey olmadığını anlatıyorum.
Bir çocuk yaşadığı zorbalığı size anlattığında, önce onu dinleyin, hemen çözüm üretmeye çalışmayın. Ona inandığınızı hissettirmek, atacağınız ilk adımdan bile önemli.
Çözümü çocuğunuz adına tek başınıza üretmek yerine, onunla birlikte üretmeye çalışın. Ne yapmak istediğini sorun, hangi adımı atmaya hazır olduğunu birlikte konuşun. Böylece çocuğunuz sürecin bir parçası olduğunu hissediyor, kendini daha güçlü buluyor.
Fiziksel teknik en son adım
Öz savunma dersi deyince akla hemen vurmak, tekme atmak geliyor. Oysa benim derslerimde fiziksel teknik, öğrettiğim şeylerin küçük bir kısmı. Asıl amaç, çocuğun o teknikleri kullanmak zorunda kalmadan önce durumu fark edip önlem almasını sağlamak.
Yine de bazı durumlarda çocuğun kendini fiziksel olarak koruması gerekebiliyor. Bu yüzden basit, güvenli ve yaşına uygun teknikleri de öğretiyorum. Bu derslere meraklıysanız, çocuklar için öz savunma sayfamdan içeriğe göz atabilirsiniz.
Fark edebileceğiniz değişimler
Her çocuk zorbalığı aynı şekilde göstermeyebiliyor. Bazıları içine kapanıyor, bazıları eve gelince agresifleşiyor, bazıları okula gitmek istemiyor. Uyku düzeninde değişiklik, eşyalarının kaybolması, sürekli karnının veya başının ağrıması da dikkat etmeniz gereken işaretler arasında.
Bu belirtileri gördüğünüzde hemen suçlayıcı bir tavırla sormak yerine, sakin bir ortamda ve baskı kurmadan konuşmayı öneririm. Çocuk kendini yargılanmadan anlatabildiğinde çok daha rahat açılıyor.
Okul ve aile iş birliği
Zorbalıkla mücadele tek başına çocuğun ya da tek başına ailenin işi değil. Öğretmenle düzenli iletişim kurmak, okulun zorbalık konusundaki politikasını bilmek ve gözlemlerinizi paylaşmak çok değerli. Öğretmen sınıfta göremediğiniz şeyleri görebiliyor, siz de evde göremediği şeyleri fark edebiliyorsunuz.
Bu iş birliği kurulmadığında, çocuk hem evde hem okulda yalnız kalabiliyor. Oysa aile ve öğretmen aynı yönde hareket ettiğinde, çocuk kendini çok daha güvende hissediyor.
Evde başlayabileceğiniz küçük adımlar
Bu konuda büyük bir program başlatmanıza gerek yok. Çocuğunuzla günlük konuşurken okulda nasıl hissettiğini sormak, onun duygularını yargılamadan dinlemek, evde basit sınır koyma cümlelerini birlikte pratik etmek yeterli bir başlangıç.
Son söz
Çocuğunuzu zorbalığa karşı güçlendirmek, onu kavgacı biri yapmak değil. Kendine güvenen, sınırlarını bilen ve gerektiğinde yardım isteyebilen bir çocuk yetiştirmek. Bu yolda yalnız değilsiniz, ben de Antalya'daki derslerimde bu süreçte çocuklara ve ailelere destek olmaya çalışıyorum. Küçük adımlarla ilerlemek yeterli. Bugün atacağınız tek bir konuşma bile, çocuğunuzun kendini daha güvende hissetmesine yetebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Öz savunma dersleri çocuğumu daha saldırgan yapar mı?
Hayır, tam tersini hedefliyoruz. Derslerde vurmayı değil, önce sınır koymayı, sesini kullanmayı ve gerektiğinde oradan uzaklaşmayı öğretiyorum. Fiziksel teknik en son başvurulan yol, kendini koruma bilgisinin küçük bir parçası.
Çocuğum zorbalığa uğradığını bana söylemiyor, ne yapmalıyım?
Önce güvenli bir ortam kurun, onu suçlamadan dinleyin. Sonra okuldaki öğretmeniyle iletişime geçin, çünkü zorbalıkla mücadelede aile ve öğretmen iş birliği çok önemli. Çocuğunuzla birlikte küçük adımlarla özgüvenini ve sınır koyma becerisini geliştirebilirsiniz.
Yapay zekâ ve kişisel güvenlik üzerine yazıyor. Şirketlerin yapay zekâ dönüşümünde karar vericilere yön veriyor.
Hakkımda