Bir yazılım ekibi, bir müşteri projesi için bir yapay zeka ajanı kurar. Ajanın işini yapabilmesi için ona müşteri veritabanına, paylaşılan klasörlere ve e-posta kutusuna erişim verilir. Proje biter. Ajanı kuran kişi birkaç ay sonra başka bir birime geçer. Ajan ise hâlâ orada, aynı yetkilerle duruyor. Kimse onu kapatmadı, çünkü kapatmak kimsenin işi değildi.
Ben bu duruma Sahipsiz Yetki diyorum. Bu sayfada kavramı tanımlıyorum, nasıl oluştuğunu, neden tehlikeli olduğunu, nasıl fark edileceğini ve çözüm ilkesi olarak gördüğüm Yetki Sahipliği'ni anlatıyorum.
Sahipsiz Yetki nedir
Sahipsiz Yetki, bir yapay zeka ajanına bir iş için verilen, ama iş bittiğinde, ajanı kuran kişi ayrıldığında ya da ihtiyaç değiştiğinde geri alınmayan erişimdir. Kimin verdiği, neden verildiği ve kimin kapatacağı belli değildir.
Kavramın özü tek bir asimetride yatıyor. Yetkiyi her zaman biri verir, çünkü iş onu gerektirir ve veren kişinin bir ihtiyacı vardır. Yetkiyi geri almak ise kimsenin ihtiyacı değildir. Açık kalan bir erişim kimseyi rahatsız etmez, ta ki bir gün bir şey olana kadar.
Sahipsiz Yetki nasıl oluşur
Üç yol var ve üçü de günlük işin olağan akışı içinde, kimse kötü niyetli olmadan ortaya çıkar.
Birincisi, iş biter, yetki kalır. Bir proje için açılan erişim, proje kapandığında kapatılmaz. Kimse açık kalmasını istemedi, sadece kapatmak kimsenin aklına gelmedi.
İkincisi, kişi ayrılır, ajan kalır. Ajanı kuran çalışan başka bir göreve geçer ya da şirketten ayrılır. Onun bilgisayar hesabı kapatılır, ama kurduğu ajan aynı yetkilerle çalışmayı sürdürür. Bir çalışanın ayrılış listesinde kartı, şifresi ve e-postası vardır. Kurduğu ajanlar ise çoğu zaman yoktur.
Üçüncüsü, yetki sessizce genişler. Her yeni işte ajana biraz daha erişim eklenir. Tek tek bakıldığında her ekleme makuldür. Toplamına ise kimse bakmaz. Bir gün ajanın, hiçbir insanın tek başına sahip olmadığı kadar geniş bir erişimle çalıştığı ortaya çıkar.
Neden tehlikeli
Ajan işten ayrılmaz, izne çıkmaz, şikâyet etmez. Kendisine verilen yetkiyle sessizce çalışmayı sürdürür. Yetkinin sahibi yoksa kimse neden açık olduğunu sormaz, nasıl kullanıldığına bakmaz, gerekmediğinde kapatmaz. Bunun üç sonucu var.
Ele geçirilen bir ajan, açık kalan her kapıyı kullanır. Saldırgan için sahipsiz yetki, kimsenin izlemediği hazır bir anahtardır. Hata yapan bir ajanın zararı da yetkisi kadar büyük olur. Gereğinden geniş erişimle çalışan ajanın küçük bir hatası, büyük bir veri olayına dönüşebilir. En önemlisi, sorun çıktığında hesap verecek kimse bulunmaz. Olaydan sonra sorulan ilk soru "bu ajana bu yetkiyi kim verdi?" sorusudur ve cevabı çoğu zaman "kimse hatırlamıyor" olur.
Bu bir tahmin değil, sahada görülen bir tablo. Cloud Security Alliance'ın Temmuz 2026'da yayımladığı ajan kimliklerine dair sekiz risklik listenin ilk iki maddesi, sahipsiz kalan ajan kimlikleri ve zamanla genişleyen yetki. SailPoint'in Dimensional Research ile beş kıtadan 353 BT ve güvenlik uzmanıyla yaptığı ankette her beş şirketten dördü, ajanının istenmeyen bir iş yaptığını söylüyor. En sık görülen de yetkisi olmayan bir sisteme erişmek. Ajan kullanan şirketlerin yarısından azında ise ajanlar için bir güvenlik politikası var.
Saha örneği
ABD Adalet Bakanlığı'nın 13 Ekim 2026'da duyurduğu iddianameye göre OpenAI'da bir mühendis, şirketin kendi yapay zeka asistanına toplantı odalarını ve takvimleri sordu. Ardından yönetici toplantı odasına gizli bir ses kayıt cihazı yerleştirildi. Anlatılanlar iddianamedeki iddialardır.
Benim bu vakadan çıkardığım ders şu. Asistanın geniş erişimi, ona soru sorabilen herkesin erişimi hâline geldi. Asistan kimseye sızmadı, kendisine verilen yetkiyle cevap verdi. Her yetkinin bir sahibi olduğunda sorulacak soru netleşir. Bu erişim kime, neyi gösteriyor ve bunu kim onayladı?
Sahipsiz Yetki'yi nasıl fark edersin
Şirketinizde üç soruyu sorun. Cevaplardan biri bile "bilmiyoruz" ise sahipsiz yetki büyük ihtimalle orada.
Şirkette kaç ajan çalışıyor ve her birinin listesi tek bir yerde duruyor mu? Her ajanın eriştiği sistemleri ve bu erişimi kimin onayladığını gösterebiliyor musunuz? Son altı ayda ayrılan çalışanların kurduğu ajanlar ne oldu?
Çözüm ilkesi: Yetki Sahipliği
Çözüm daha fazla güvenlik yazılımı değil, bir ilke. Ben ona Yetki Sahipliği diyorum. Ajana verilen her yetkinin adıyla bilinen bir sahibi olur. Sahip, yetkinin neden verildiğini bilir ve ne zaman biteceğini belirler. Geri alma yetkisi de ondadır. Sorumluluk ile yetki denk olmalı. Bir yetkinin sahibi, onu kapatabilecek konumda olan kişidir.
Bugün başlamak için üç adım yeterli. Birincisi, her ajan yetkisine bir sahip ve bir bitiş tarihi yazın. İkincisi, ajanları üç ayda bir gözden geçirin ve kullanılmayan yetkiyi kapatın. Üçüncüsü, bir çalışan ayrılırken kurduğu ajanları da adıyla bilinen yeni bir sahibe devredin ya da kapatın.
Bağlı kavramlar
Bir ajana ne kadar özerklik verileceği sorusu Otonomi Eşiği kavramıyla ilgili. Otonomi Eşiği ajana yetkinin ne zaman ve ne kadar verileceğini sorar, Sahipsiz Yetki ise o yetkinin sonra ne olduğunu.
Yetki Sahipliği ilkesi, sonucun sorumluluğunu taşıyan insanı merkeze koyar. Bu yüzden Karar Veren İnsan kavramıyla da doğrudan bağlantılı. Ajanlar çoğaldıkça işi yapan artar, hesabı verecek insan ise aynı kalır.
Sık karıştırılan
Orphaned identities ve privilege creep ile aynı şey mi? Akrabası, ama aynı değil. Güvenlik literatüründe sahibi kalmamış kimlikler (orphaned identities) ve zamanla genişleyen yetki (privilege creep) iki ayrı teknik sorun olarak anılır. Sahipsiz Yetki ikisini yönetici için tek bir soruda topluyor. Bu yetki kimin? Teknik ekip için sorun bir kimlik kaydıdır, yönetim için ise bir sorumluluk boşluğudur.
Gölge yapay zeka ile aynı şey mi? Hayır. Gölge yapay zeka, şirketin haberi olmadan kullanılan yapay zekadır. Sahipsiz Yetki ise şirketin bilerek açtığı, ama sonra sahiplenmediği erişimdir. Biri görünmezlik sorunu, öbürü sahiplik sorunudur. İkisi aynı anda da var olabilir.